Bilgilendirme

Aşkı Kim Daha Yoğun Yaşar ?

Aşkın ilk evresindeki heyecanı atlatıp aşkınızın karşılıklı olduğunu anladıktan sonra bir ilişki başlar. İlk zamanlar buluşmalarda önce kalp çarpıntıları, el titremeleri devam etse de zamanla bu durum son bulur. Çünkü artık beyniniz ilk zamanlardaki kadar dopamin, adrenalin ve noradrenalin salgılamıyordur. Onun yerine sevgi ve bağlılığın hormonu olarak bilinen oksitosin salgılamaya başlar. Bu sayede çiftler birbirlerine karşı daha sakin ama daha bağlı bir sevgi hissetmeye başlarlar.

Zaman içinde sağlam temelleri oluşan sağlıklı bir ilişkide sevmek ve sevilmek kişiyi mutlu ve tamamlanmış hissettirir. Hayatın güzelliklerini paylaşıp zorluklarını birisiyle beraber göğüsleme fikri onu daha güçlü ve motive kılar. Birçok kişinin kaçtığı yalnızlık hissi de kaybolur.

Aşkta kadının mı erkeğin mi duyguları yoğundur sorusunun cevabı çok değişkendir. Toplumumuzda kadınlar her zaman duygularının daha fazla farkında ve onları göstermede daha rahat oldukları için çok seviyor gibi görünebilirler. Ama gerçek durum böyle değildir. Erkek dediğin ağlamaz lafı aslında erkeklerin duygularını bastırması yönünde ne büyük baskı altında olduklarını gösteriyor. Çocukluğundan beri kalbini, duygusunu dinlemeyip onların sesini duymamak için kendine meşguliyetler bulan erkeğin evlendiğinde ya da biriyle ilişkideyken karşısındaki kadının tartışma esnasında neden ağlıyor olduğunu anlaması güçtür. Kadın ve erkeğin sevgisi eşit olsa da bunları kendi içinde yaşama şeklinin farklı olduğu kesindir.